GAZİOSMANPAŞA EŞYA DEPOLAMA

“Gaziosmanpaşa” bölgesi, İstanbul şehrinin bir ilçesi statüsündedir. İstanbul şehrinin geç dönem yerleşim birimlerinden biri olan ve daha önceleri Taşlıtarla ve Küçükköy ismiyle anılan Gaziosmanpaşa, bin dokuz yüz ellili yıllar sonrasında gelişmeye başlamış, bin dokuz yüz altmış üç yılında ise ilçe statüsünü kazanmıştır. Gaziosmanpaşa bölgesinin merkezi tarihte Taşlıtarla ismiylede bilinirdi. Gaziosmanpaşa bölgesi Bayrampaşa, Esenler, Eyüp ve Sultangazi ilçeleri ile sınır oluşturmaktadır.

Devamını Oku

FATİH EŞYA DEPOLAMA

Anadolu ve Avrupa bölgeleri arasındaki bir geçiş güzergahı durumunda olan mıntıka, Paleolitik, Neolitik ve Tunç devirlerinden beri çeşitli yerleşim birimlerine ev sahipliğinde bulunmuştur. Tarihi Yarımada’nın geçmişi ile ilgili ilk buluntular Neolitik çağa ait olduğu düşünülen kalıntılardır ve Yenikapı’da, Marmaray yapımı sırasında gün yüzüne çıkmıştır. Milattan önce altı bin beş yüz yıllarına rastlayan Neolitik dönem, insanlığın ilk sefer tarımsal üreticiliği gösterdiği, bitkilerin boy gösterdiği ve hayvanların evcilleştirilmesinin bilindiği bir devirdir. Bu devirde yazı, takvim, matematik, yapı inşa ve şehirleşme bilinci başlamıştır.

Devamını Oku

GÜNGÖREN EŞYA DEPOLAMA

Eski dönemlerde plansız avcı meskenlerinin yer aldığı Güngören bölgesi, Osmanlı devrinde İstanbul şehrinin Kağıthane ve Göksu bölgelerinden sonra önemli bir dinlenme alanı haline gelmiştir. Günümüzde Güngören’in yer aldığı yerleşim alanı Vitos olarakda isimlendirilen köy, İstanbul şehrinin Samatya ve Yenikapı yemenici sanatcılarının yaptıkları yemenilerini, Padişahtan edindikleri izinle suyu bol miktarda olduğu için yıkadıkları Güngören bölgesidir. Güngören ilçesi günümüzde Merter Tekstil ve Konfeksiyon Sanayicilerini barındırmasından çok önce ise, Osmanlı yemenicilerinin üretim alanıdır.

Devamını Oku

EYÜP EŞYA DEPOLAMA

On altıncı yüzyılın son dönemine kadar reayanın topraklarını terk etme yasağının yürürlükte olması  ile nüfus yükselişini denetim altında tutulan İstanbul, bu devirde Anadolu’da görülen isyanlar ve benzeri durumlar sebebiyle önemli miktarda göçe maruz kalmıştır. On yedinci yüzyıl devamınca Anadolu’daki, on sekizinci yüzyılda ise Rumeli’de hissedilen huzursuzluk ve aynı devirde Avrupa ve Kırım bölgelerinde toprak kayıplarının baş göstermesi bu göçü fazlalaştırmış ve yaşam alanlarının artmasına vesile olmuştur.

Devamını Oku

KADIKÖY EŞYA DEPOLAMA

Kadıköy bölgesine yerleşinin başlangıcını meydana getiren tarihsel durum, Haydarpaşa  çevresi ile Moda Burnu’nun meydana getirdiği alan sınırları içerisinde bulunmaktadır. Dönemimizde tamamiyle şehirsel alan içinde yer alan ve binalaşmış halde bulunan Kadıköy bölgesi, Bostancı mevkine kadar devam eden, semt ve mahalleleri ile on dokuzuncu yüzyılda iskan alanı haline gelmiş bir bölgedir.  Milattan Önce beş bin / üç bin yılları arasında İstanbul şehrinin çevresinde ilk insan yerleşkelerinin görüldüğü söylenebilmektedir. Anadolu yakası bölgesinde yontma taş devrine ait olduğu belirlenen ilk el baltaları İçerenköy mevkinde çıkarılmıştır. Anadolu yakası bölgesinde ve hatta neredeyse tüm İstanbul şehri çevresinde tarih öncesine ait en önemli yerleşme alanı Fikirtepe bölgesidir. Fikirtepe mevki İstanbul şehrinin bilinen en eski çanak çömlekçi neolitik kalıntılarının çıkarıldığı bölge özelliğini taşımaktadır.

Devamını Oku

ESENYURT EŞYA DEPOLAMA

Ondokuzuncu yüzyılın ilk yıllarında Ekrem Ömer Paşa’nın sahip olduğu çiftlik alanında kurulan yerleşke, buranın ortaklarndan olan Eşkinozgillerden Eşkinoz ismini almıştır. Bin dokuz yüz altmış yedi’de de bu  yerleşkenin  ismi “Esenyurt” olarak değişmiştir. Eşkinoz Çiftliği’nde çalışanların meydana getirdiği yerli halka bin dokuz yüz yirmi ve bin dokuz yüz otuz sekiz arası yıllarda Romanya ve Bulgaristan’dan gelen insanların katılmasıyla son zamanlarda iç ve dış göçlerle gelen insanlar, etnik renkliliğin dönemimizdeki halini almasında rol oynamıştır.

Devamını Oku

KAĞITHANE EŞYA DEPOLAMA

Kağıthane köyü Bizans İmparatorluğu’nda “Barbyzes” isimli derenin yanında Pissa adıyla kurulmuştur. Köy ve etrafında yapılan çeşitli arkeolojik araştırmalarda çıkarılan kalıntılardan köydeki yerleşkenin roma devrine uzandığı sonucu çıkarılabilmektedir. Bu alanın Roma devri mezar taşları çıkarıldığı  gibi, derenin Haliç’le kesiştiği ve Alibeyköy deresi ile üçgen bir şekil oluşturduğu arkeolojik araştırmalar sırasında antik çağa ait olduğu tahmin edillen  bir mabet ortaya çıkartılmıştır. Bahsedilen bu kalıntılar halen İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunmaktadır.

ESENLER EŞYA DEPOLAMA

“Esenler” bölgesi, Bizans döneminden kalma bir yerleşim bölgesidir. Bu alanın en eski bilinen ahalisi Litros (Esenler) ve Avas (Atışalanı) isimleriyle kurulan yerleşkelerde ikamet eden Rum halkı. Esenler veya Atışalanı Köyleri eski zamanlarda Bizans’ın ihtişamlı dönemlerinde İstanbul’un Türk’ler tarafından fethedilmesine kadar olan süreçte Bizans beldeleri olup, Bizans İmparatorluğu’na bir çok tarım ürünleri kazandırarak ekonomik katkıda bulunmuşlardır. Osmanlı Devleti devrinde Mahmutbey beldesi sınırları içersindeki birer Rum yerleşim alanı olan Litros ve Avas köylerinin etnik yapısı, Lozan Antlaşması’yla değişmiştir.

Devamını Oku

ÇATALCA EŞYA DEPOLAMA

“Çatalca” bölgemiz, binlerce yıl öncesine dayanan yerleşim mıntıkası olma özelliği sebebiyle; farklı renklerin meydana getirdiği bir düzlük üzerinde kurulmuştur.Anadolu ile Avrupa bölgelerini birleştiren İstanbul şehrinin batı bölgesinde yer bulmasının sebebiyle edindiği jeopolitik önemi  tarih boyunca göçlere, saldırılara  sahne olmasına vesile olmuştur. Bu ana nedenlere bağlı olarak Çatalca  bölgesinin tarihsel gelişiminde yerleşme ve kültürel alanlar açısından dinamik bir süreç geçirmiştir.

Devamını Oku

BÜYÜKÇEKMECE EŞYA DEPOLAMA

Milattan önce yedinci yüzyılda ilk yerleşkenin görüldüğü Büyükçekmece bölgesinin kurucusu Helenlerdir. Milattan önce ikinci yüzyılda Bizans hakimiyetine giren Büyükçekmece Athyra ismiyle anılmaktaydı. Helenler sonrasında Büyük Hun İmparatoru Atilla, milattan sonra dörtyüzkırkyedide ordusuyla Çatalca üzerinden Büyükçekmece bölgesine gelmiş ve Bizans’ı vergiye bağlayarak içeri bölgelere girmeyerek geri gitmiştir. Avar Türkleri altızyüzaltı yılında, Bulgarlar ise Kurum Han liderliğinde  sekizyüzonüç yılında Çatalca’dan İstanbul’a kadar gelmişlerdir. Bindoksan yılındaysa Peçenekler Büyükçekmece’ye varmışlardır.

Devamını Oku